Güncel Konular, Yarışma Soruları ve Cevapları, Eğlence, Fıkra, Siyaset, Genel Kültür,Bilgi Yarışması, Anlamlı Sözler
Bu Blogda Ara
28 Aralık 2016 Çarşamba
25 Aralık 2016 Pazar
Gönlümüzün yarısı hazan, yarısı kış; bahara yer kalmamış.
Gönlümüzün yarısı hazan, yarısı kış; bahara yer kalmamış.
22 Aralık 2016 Perşembe
Gamsız insanlara eğlence gelirmiş yaşamak; yüreğin hisli mi işkencedesin, talihe bak.
Gamsız insanlara eğlence gelirmiş yaşamak; yüreğin hisli mi işkencedesin, talihe bak.
(Mehmet Akif Ersoy)
(Mehmet Akif Ersoy)
21 Aralık 2016 Çarşamba
Meczup nedir, meczup ne demektir? Meczup anlamı..
Meczup anlamı..
Kendini Tanrı’ya vermiş, Tanrı sevgisiyle aklını yitirmiş, Tanrı âşığı (kimse).
Kendini Tanrı’ya vermiş, Tanrı sevgisiyle aklını yitirmiş, Tanrı âşığı (kimse).
11 Aralık 2016 Pazar
Biz kadınları hiç sevmedik aslında!..
Biz kadınları hiç sevmedik! Saçlarını sevdik, hele bir de sarışınsa daha
çok sevdik Ağızlarını dudaklarını sevdik, hele bir de şehvetli ve
dolgun ise daha çok sevdik. Göğüslerini sevdik... Bacaklarını sevdik,
hele bir de sütun gibiyse bayıldık. Kalçalarını sevdik... Gerçekten
güzel vücutlu ve "çıtırsa" daha çok sevdik... Yolda, arabada,
televizyonda, internette onlara hep "baktık" Her yerlerine iyice ve
dikkatle baktık. Pek iyi görememiş olacağız ki bir daha baktık. Bir daha
ve bir daha... Kadınların her yerlerine baktık ama gözlerine ya hiç
bakmadık ya da baktığımızda çok geç olmuştu... Biz kadınlara çok
dokunduk! Onlar istese de istemese de dokunduk. Son yıllarda dini
motiflerden güç bulanlarımız oldu. Eh! yozlaşan toplum ve geç gelen
hatta hiç gelmeyen adalet olunca da 13-14 yaşındaki çocuklara bile
dokunmaya başladık! Sapık damgası yemeyi göze alanlar bile şaşırdı çünkü
sapık diye haykıran ne kadar azdı! Kadınlara dokunmada dünya
sıralamasında üst yerlere geldik... 2009 itibariyle rakamlar oldukça
"umut verici!!!" % 40 ını sürekli dövdük %45 ine duygusal şiddet
uyguladık (küfür,hakaret,küçük düşürme) %16 sına zorla sahip olduk (ve
olmaya devam ediyoruz) Tüm bunlara maruz kalan her 3 kadından biri
intihara kalkıştı ama biz hiç oralı olmadık (hem bize ne değil mi? Fener
ya da Cimbom maç kaybedince çok üzüldük ama kadınlar söz konusu olunca
pek oralı olmadık) % 9 una daha masum birer çocukken bile dokunduk. Ama
onlar hep sustular. Çünkü konuşsalar kimse inanmazdı. "kim bilir neler
yaptın ki sana tacizde ya da tecavüzde bulundu amcan ya da komşun" bu da
sana ders olsun, türünden tepkiler görecekti. Ama bu ders o kadar
acıdır ki biz erkekler bilemeyiz. Bizlere sorduklarında %25 imiz "bazı
durumlarda kadın dövülür" demeyi doğal bir şey gibi dile getirdik.
İslami öğreti yalanları ile kadınları, kız çocuklarını bizlerin kölesi
yapmaya başladık ve bu çabalar sonuçlarını vermeye başladı. Artık
kadınlar o bildiğiniz kadınlar değil!. % 51'i erkekler ile tartışmayı
bile "saygısızlık" sanıyor artık. %36'sı kendisi para kazansa bile
parasını nasıl harcayacağına karar veremeyeceğine inanmış ya da inanmak
zorunda kalmış. % 52'si "erkek kadından sorumludur" diyecek kadar
kadınlığını unutmuş ya da unutturulmuş. % 49'u "erkek ne zaman isterse
bana sahip olabilir benim itiraz hakkım olamaz" diyecek konuma gelmiş ya
da getirilmiş! Hal böyleyken kabul edelim biz kadınları kullanmayı çok
sevdik. Evde, işte, siyasette, okulda kısacası her yerde... Parti
kongrelerinde sözde liderler konuşurken arka fonda 3-4 kadın vardı hep.
Onlardan vitrin yaptık, imaj yaptık. Başörtülü, normal türbanlı, modern
türbanlı ve türbansız.. Parti çalışmalarında kapı kapı dolaşanlar hep
kadınlardı. Koşturan ve çabalayan hep kadınlardı. Miting olduğu zaman
onları ön sıralara toplayıp karanfiller attık üzerlerine ve iki lafın
birinde anam, bacım edebiyatı yaptık ama "ananıda al git" demek bize
daha çok yakıştı! "Cennet anaların ayakları altında" diye diye
büyütüldük ama anaları hep ayaklarımız altında çiğnedik, ezdik,
tepikledik... 14 şubat sevgililer günü ya da anneler gününde bir kaç
saat ara verdik ama sonra yine ezmeye devam ettik. İş verirken bile
onları hep düşündük! İş yerinde gözümüz gönlümüz açılsın ya da malum
niyetler ile bayan eleman aranıyor ilanı vermeyi çok sevdik. Bu ülkede
kadın olmanın ne kadar zor olduğunu biz erkekler bilemeyiz. Çünkü artık
konuşmuyorlar, konuşamıyorlar, konuşturulmuyorlar.
9 Aralık 2016 Cuma
KİNAYE
Bunca zamandır yaptığımız "kinaye"leri anlamayana biz de bundan sonra
"tecahül-i arif" yaparız.... ;) :)
"tecahül-i arif" yaparız.... ;) :)
7 Aralık 2016 Çarşamba
Çaresizlik nedir, bilir misin? dediler.
Çaresizlik nedir, bilir misin?
dediler,
Bir şeyi biliyor olmaktan ilk kez nefret ettim..
dediler,
Bir şeyi biliyor olmaktan ilk kez nefret ettim..
5 Aralık 2016 Pazartesi
Kendi değerlerinden herhangi bir insan uğruna vazgeçtiysen,
...kendi değerlerinden herhangi bir insan
uğruna vazgeçtiysen,
o insana dönüp iyice bak:
o insan artık ya her şeyindir, ya hiçbir şeyin.
uğruna vazgeçtiysen,
o insana dönüp iyice bak:
o insan artık ya her şeyindir, ya hiçbir şeyin.
Nasibe kilit vurulmaz dost. Anahtar sırrın sahibindedir.
Nasibe kilit vurulmaz dost.
Anahtar sırrın sahibindedir.
Anahtar sırrın sahibindedir.
Hiç bir zaman anlamadım matematikten...
Hiç bir zaman anlamadım matematikten...
O yüzden hesap edemeyişim, insanların neler yapabileceklerini hallerinden...
O yüzden hesap edemeyişim, insanların neler yapabileceklerini hallerinden...
3 Aralık 2016 Cumartesi
DOLAR NASIL DÜŞMEZ; DOLAR NASIL DÜŞER
DOLAR NASIL DÜŞMEZ;
1-bağırarak düşmez
2-nutuk atarak düşmez
3-suçu "dış mihraklara"atarak düşmez
4-"dolarları bozun" diyerek düşmez..(ahmet hakan)
DOLAR NASIL DÜŞER;
1-ihracatımız ithalatımızdan fazla olursa düşer
2-buğdayı rusya'dan,pirinci amerikadan,patatesi irandan almadığımız zaman düşer
3-ülkemiz çin'in,güney kore'nin ve Amerikanın açık pazarı olmadığı zaman düşer...
4-daha çok para harcayabilmek için borçlanmadığımız ve ülkede ne var ne yoksa satmadığımız zaman dolar düşer....
NOT; Türkiye başka ülkeye mal satarken dolar ile satıyor ,başka ülkeden mal alırken de dolar ile satın alıyor....Aldıklarımız sattıklarımızdan çok olunca da biz de dolar bitiyor Olmayan para da böyle kıymetleniyor.!
1-bağırarak düşmez
2-nutuk atarak düşmez
3-suçu "dış mihraklara"atarak düşmez
4-"dolarları bozun" diyerek düşmez..(ahmet hakan)
DOLAR NASIL DÜŞER;
1-ihracatımız ithalatımızdan fazla olursa düşer
2-buğdayı rusya'dan,pirinci amerikadan,patatesi irandan almadığımız zaman düşer
3-ülkemiz çin'in,güney kore'nin ve Amerikanın açık pazarı olmadığı zaman düşer...
4-daha çok para harcayabilmek için borçlanmadığımız ve ülkede ne var ne yoksa satmadığımız zaman dolar düşer....
NOT; Türkiye başka ülkeye mal satarken dolar ile satıyor ,başka ülkeden mal alırken de dolar ile satın alıyor....Aldıklarımız sattıklarımızdan çok olunca da biz de dolar bitiyor Olmayan para da böyle kıymetleniyor.!
1 Aralık 2016 Perşembe
Edep Aklın Tercümanıdır!..
Edep Aklın Tercümanıdır!
İnsan Edebi Kadar Akıllı,
Aklı Kadar Şerefli,
Şerefi Kadar Kıymetlidir...
Şems-i Tebrizi
İnsan Edebi Kadar Akıllı,
Aklı Kadar Şerefli,
Şerefi Kadar Kıymetlidir...
Şems-i Tebrizi
29 Kasım 2016 Salı
İnternete ayırdığımız zamanın yarısını başka bişeye ayırsaydık, yine bi halt olmazdı...
Şu internete ayırdığımız zamanın yarısını başka bişeye ayırsaydık, yine bi halt olmazdı...
Doğru yoldayız aynen devam canlar :)
Doğru yoldayız aynen devam canlar :)
27 Kasım 2016 Pazar
Bülent Ersoyla Bülent Arınç evlenseler ikisi de Bülent Arınç mı olacak...
...yaa şimdi Bülent Ersoyla Bülent Arınç evlenseler ikisi de Bülent Arınç mı olacak... sabah sabah kafam karıştı GÜNAYDIN
"Gördünüz mü? Hiç birinin kanını dökmedim"
Birkaç asker şehit oldu diye "kan dökmek doğru değil" diyenlere;
Timur'un 10 askerini öldürdüklerinde, 4 bin Ermeni askerini toprağa gömüp,
-"gördünüz mü? Hiç birinin kanını dökmedim" dediğini hatırlatmak isteriz
Timur'un 10 askerini öldürdüklerinde, 4 bin Ermeni askerini toprağa gömüp,
-"gördünüz mü? Hiç birinin kanını dökmedim" dediğini hatırlatmak isteriz
Biz bugün kargalardan önce kahvaltı yapmaya karar verdik günaydın
Biz bugün kargalardan önce kahvaltı yapmaya karar verdik günaydın :)
Bakmayın benim böyle dik başlı asi duruşuma,
Bakmayın benim böyle dik başlı asi duruşuma,
Aslında hala küçük bir kız çocuğuyum,
Hala yüksek sese kırılır,
Hala kolumu sertçe tutarsan ağlarım...
Ve…
Hala korkarım karanlıktan…
Aslında hala küçük bir kız çocuğuyum,
Hala yüksek sese kırılır,
Hala kolumu sertçe tutarsan ağlarım...
Ve…
Hala korkarım karanlıktan…
Biz hep çocuk kalmalıydık aslında.
Biz hep çocuk kalmalıydık aslında.
İki misket,
bir ekmek arası,
bir kaç sapanla...
İki misket,
bir ekmek arası,
bir kaç sapanla...
25 Kasım 2016 Cuma
Allah'ın müminlerini bağışlaması dileğiyle Cumanız Mübarek olsun!
Bizi yoktan var eden, varlığından haberdar eden, yaratıp imtihan eden,
imtihan edip sabır veren Allah'ın müminlerini bağışlaması dileğiyle
Cumanız Mübarek olsun!
24 Kasım 2016 Perşembe
İstediği şeyi elde eden insan güçlü müdür sence? Onsuz yapabilmesidir, insanı güçlü yapan bence.
İstediği şeyi elde eden insan güçlü müdür sence?
Onsuz yapabilmesidir, insanı güçlü yapan bence.
Onsuz yapabilmesidir, insanı güçlü yapan bence.
20 Kasım 2016 Pazar
Öyle horozlar var ki; Onlar kendileri öttüğü için güneşin doğduğunu sanırlar...
Öyle horozlar var ki;
Onlar kendileri öttüğü için güneşin doğduğunu sanırlar...
Onlar kendileri öttüğü için güneşin doğduğunu sanırlar...
17 Kasım 2016 Perşembe
16 Kasım 2016 Çarşamba
15 Kasım 2016 Salı
14 Kasım 2016 Pazartesi
12 Kasım 2016 Cumartesi
Kendi hatalarımızın avukatlığını yaparken,başkalarının hatalarına yargıçlık yapıyoruz!
Ne yazık ki kendi hatalarımızın avukatlığını yaparken,başkalarının hatalarına yargıçlık yapıyoruz!
9 Kasım 2016 Çarşamba
8 Kasım 2016 Salı
KADIN; Bir sigaraya efkarını, Bir kahveye sırlarını, Bir susuşa çığlıklarını sığdırır....
KADIN; Bir sigaraya efkarını, Bir kahveye sırlarını, Bir susuşa çığlıklarını sığdırır....
KADIN; Bir erkeği ömrüne, Bir bebeği karnına ve tüm hayatına sığdırır...
KADIN; Bir yürüyüşe umursamazlığı, Bir dudak büküşe dayanılmazlığı, Bir gülüşe unutulmazlığı sığdırır....
KADIN; Bir bakışa şehveti,Bir dokunuşa şefkati sığdırır...
KADIN; Bir rujuna bir geceyi, Bir elbiseye bir anıyı, Bir şarkıya hıçkırıklarını sığdırır...
KADIN; Bir erkeği ömrüne, Bir bebeği karnına ve tüm hayatına sığdırır...
KADIN; Bir yürüyüşe umursamazlığı, Bir dudak büküşe dayanılmazlığı, Bir gülüşe unutulmazlığı sığdırır....
KADIN; Bir bakışa şehveti,Bir dokunuşa şefkati sığdırır...
KADIN; Bir rujuna bir geceyi, Bir elbiseye bir anıyı, Bir şarkıya hıçkırıklarını sığdırır...
Yaşattığın güzel anlar da var tabi Ama ne yalan söyleyeyim, hepsi Ölmüş birinin doğum günü gibi...
Yaşattığın güzel anlar da var tabi
Ama ne yalan söyleyeyim, hepsi
Ölmüş birinin doğum günü gibi...
Ama ne yalan söyleyeyim, hepsi
Ölmüş birinin doğum günü gibi...
6 Kasım 2016 Pazar
Hanife Teyzenin Acı Hikayesi!
Komşumuz
Hanife teyze var. 8 aydır konuya komşuya "bayat ekmeğiniz varmı? Varsa
verin kuşlar cama geliyor ıslayıp veriyorum" diyordu.. Çok da
zayıflamıştı. Kiracıydı. "çok ucuza oturuyorum diye rutubetini
çekiyorum" diyordu.. Eşinden dul maaşı alıyordu. Gülen, şaka yapan
Hanife teyze gitmiş, yerine suskun düşünceli Hanife teyze gelmişti..
Annem dolma yapmıştı. Bir tabak dolma uzatarak; "Hadi götür Hanife
teyzene de sıcak sıcak yesin" dedi..
Hanife teyzenin zilini çaldım..75 yaşındaydı.. Yavaş yavaş gelerek; "Kim o?" dedi.. "Ben Zeynep Hanife teyze" dedim.. "Tamam açıyorum kızım" dedi.. "Annem dolma yolladı" dedim.. Elimden aldı, yüzüme baktı, yutkundu .. "Allah razı olsun. Ben de yemek yiyecektim.. Şimdi yerim" dedi. "Hanife teyze annem tabağı istedi" Hanife teyze kapıyı kapatmayı bıraktı mutfağa yöneldi.. İçeriye baktım. Oturma odası karanlıktı. Işığı yaktım. Masanın üstünde bir bardak su ve ıslatılmış ekmekler tabağa doğranmıştı.. Hemen kapının önüne çıktım.. Hanife teyze tabağı uzattı. "İki cihanda aziz olun evladım" dedi. "Sağ ol" dedim...
Eve geldiğimde annem "Ne o ne oldu? Suratından düşen bin parça" dedi. "Anne, Hanife teyze tabağa bayat ekmekleri doğranmıştı yiyordu" dedim. "Olur mu kızım? Baban da emekli, O da eşinden emekli maaşı baban kadar alıyor. Sen yanlış görmüşsündür, kuşlar içindir o. Biz geçiniyorsak ki 3 kişiyiz, O tek başına hayli hayli geçinir."
Ertesi akşam anneme ne pişirdiğini sordum, etli kuru fasülye olduğunu öğrendim. İçimi bir kurt kemiriyordu.. Akşam yemeğine oturmadan "Anne Hanife teyzeye de bir tabak götüreyim mi? Annem; "Kuru fasülye birtanem. Götür de, güzel bir şey değil" "Olsun hadi ver götüreyim" Sıcak tabağı elime aldım. Hanife teyzenin sesi: "Kim o?" "Ben Zeynep" Kapıyı açtı gülümseyerek, yüzüme baktı. "Annem kuru fasülye yolladı bilmem sever misiniz?" "Nimeti ayırt etmem tabii ki severim. Allah razı olsun" "Ha unutmadan annem tabağı istiyor" Hanife teyze mutfak yoluna yönelir yönelmez, ben doğru içeri.. Masanın üstünde bir bardak su, ıslak ekmeklerin konduğu yarısı yenmiş tabak ve annemin bir gün önce verdiği dolmadan 4 tane.. Soracaktım, sormalıydım. İçim içimi kemiriyordu..
Hanife teyze beni kapıda göremeyince içeriye yanıma geldi.. Sanki "Sor" der gibi yüzüme bakıyordu ve sordum. "Bu ıslak ekmekleri sen mi yiyorsun? Hani kuşlara verecektin?" Buğulu mavi gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı. Üzmüş müydüm anlayamadım daha 15 yaşındaydım.. ama ağlatmıştım.. "Evet ben yiyorum canım kızım.. Benim bir oğlum birde kızım var. Burada değiller. Başka il'deler. İkisi de çalışıyor.. Araba alacaklarmış.. Bana kredi çektirdiler. Aldığım para ancak kiraya elektrik ve suya gidiyor. Üç beş kuruş ya kalıyor ya kalmıyor elimde. Ben de ekmek isteyemedim. Kol kırılır yen içinde kalır. Böyle biliriz. 3 yıl böyle idare edeceğim. kimseye söyleme e mi" dedi.. Bu sefer benim gözlerim yaşardı ..
Tabağı aldım, kapıdan çıkarken arkamdan "Kimseye söyleme güzel kız" diye bagrıyordu. Eve geldiğimde bağıra bağıra ağlıyordum. Annem şaşırmış, "Ne oldu kızım biri bir şey mi söyledi?" dedi. Olanı anneme anlattım, o da çok üzüldü.
Böyle vicdansız evlat olmayacağım anneciğim" dedim. 3 yıl boyunca tüm mahalle Hanife teyzeye kimimiz sabah kahvaltılıkları götürüyor, kimimiz öğlen yemekleri kimimizse akşam yemekleri..
2 ay önce kaybettik.. Hastayken okul çıkışı yanına uğramıştım. Bana; " İyi kalpli meleğim sen mi geldin? Şükür borç bitti" dedi. "Artık rahat edersin hanife teyzem" dedim. "Evet senin sayende sıkıntısız ekmek düşünmeden 3 yıl geçti. Rabbim seni korusun" dedi. 2 gün sonra vefat etmiş. Çok üzüldüm. Bizim halkımız dilenemez...
ana babalarınızı düşünün hey gidi evlatlar, hey gidi vefasızlar. araba da neymiş, ev de neymiş aaaahhh ahh!
Hanife teyzenin zilini çaldım..75 yaşındaydı.. Yavaş yavaş gelerek; "Kim o?" dedi.. "Ben Zeynep Hanife teyze" dedim.. "Tamam açıyorum kızım" dedi.. "Annem dolma yolladı" dedim.. Elimden aldı, yüzüme baktı, yutkundu .. "Allah razı olsun. Ben de yemek yiyecektim.. Şimdi yerim" dedi. "Hanife teyze annem tabağı istedi" Hanife teyze kapıyı kapatmayı bıraktı mutfağa yöneldi.. İçeriye baktım. Oturma odası karanlıktı. Işığı yaktım. Masanın üstünde bir bardak su ve ıslatılmış ekmekler tabağa doğranmıştı.. Hemen kapının önüne çıktım.. Hanife teyze tabağı uzattı. "İki cihanda aziz olun evladım" dedi. "Sağ ol" dedim...
Eve geldiğimde annem "Ne o ne oldu? Suratından düşen bin parça" dedi. "Anne, Hanife teyze tabağa bayat ekmekleri doğranmıştı yiyordu" dedim. "Olur mu kızım? Baban da emekli, O da eşinden emekli maaşı baban kadar alıyor. Sen yanlış görmüşsündür, kuşlar içindir o. Biz geçiniyorsak ki 3 kişiyiz, O tek başına hayli hayli geçinir."
Ertesi akşam anneme ne pişirdiğini sordum, etli kuru fasülye olduğunu öğrendim. İçimi bir kurt kemiriyordu.. Akşam yemeğine oturmadan "Anne Hanife teyzeye de bir tabak götüreyim mi? Annem; "Kuru fasülye birtanem. Götür de, güzel bir şey değil" "Olsun hadi ver götüreyim" Sıcak tabağı elime aldım. Hanife teyzenin sesi: "Kim o?" "Ben Zeynep" Kapıyı açtı gülümseyerek, yüzüme baktı. "Annem kuru fasülye yolladı bilmem sever misiniz?" "Nimeti ayırt etmem tabii ki severim. Allah razı olsun" "Ha unutmadan annem tabağı istiyor" Hanife teyze mutfak yoluna yönelir yönelmez, ben doğru içeri.. Masanın üstünde bir bardak su, ıslak ekmeklerin konduğu yarısı yenmiş tabak ve annemin bir gün önce verdiği dolmadan 4 tane.. Soracaktım, sormalıydım. İçim içimi kemiriyordu..
Hanife teyze beni kapıda göremeyince içeriye yanıma geldi.. Sanki "Sor" der gibi yüzüme bakıyordu ve sordum. "Bu ıslak ekmekleri sen mi yiyorsun? Hani kuşlara verecektin?" Buğulu mavi gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı. Üzmüş müydüm anlayamadım daha 15 yaşındaydım.. ama ağlatmıştım.. "Evet ben yiyorum canım kızım.. Benim bir oğlum birde kızım var. Burada değiller. Başka il'deler. İkisi de çalışıyor.. Araba alacaklarmış.. Bana kredi çektirdiler. Aldığım para ancak kiraya elektrik ve suya gidiyor. Üç beş kuruş ya kalıyor ya kalmıyor elimde. Ben de ekmek isteyemedim. Kol kırılır yen içinde kalır. Böyle biliriz. 3 yıl böyle idare edeceğim. kimseye söyleme e mi" dedi.. Bu sefer benim gözlerim yaşardı ..
Tabağı aldım, kapıdan çıkarken arkamdan "Kimseye söyleme güzel kız" diye bagrıyordu. Eve geldiğimde bağıra bağıra ağlıyordum. Annem şaşırmış, "Ne oldu kızım biri bir şey mi söyledi?" dedi. Olanı anneme anlattım, o da çok üzüldü.
Böyle vicdansız evlat olmayacağım anneciğim" dedim. 3 yıl boyunca tüm mahalle Hanife teyzeye kimimiz sabah kahvaltılıkları götürüyor, kimimiz öğlen yemekleri kimimizse akşam yemekleri..
2 ay önce kaybettik.. Hastayken okul çıkışı yanına uğramıştım. Bana; " İyi kalpli meleğim sen mi geldin? Şükür borç bitti" dedi. "Artık rahat edersin hanife teyzem" dedim. "Evet senin sayende sıkıntısız ekmek düşünmeden 3 yıl geçti. Rabbim seni korusun" dedi. 2 gün sonra vefat etmiş. Çok üzüldüm. Bizim halkımız dilenemez...
ana babalarınızı düşünün hey gidi evlatlar, hey gidi vefasızlar. araba da neymiş, ev de neymiş aaaahhh ahh!
Fakirin Yemek Bulmak İçin Metrelerce Yürüdüğü, Zenginin Yemeği Sindirmek İçin Metrelerce Yürüdüğü Tuhaf Bir Dünya Burası !
Fakirin Yemek Bulmak İçin Metrelerce Yürüdüğü,
Zenginin Yemeği Sindirmek İçin Metrelerce Yürüdüğü
Tuhaf Bir Dünya Burası
Lütfen herkes fitresini zekatını, oruç tutamayanlar oruç fidyesini en yakınındaki fakirlere versin. Ben böyle fotoğraflar görmek istemiyorum. İçim acıyor
Zenginin Yemeği Sindirmek İçin Metrelerce Yürüdüğü
Tuhaf Bir Dünya Burası
Lütfen herkes fitresini zekatını, oruç tutamayanlar oruç fidyesini en yakınındaki fakirlere versin. Ben böyle fotoğraflar görmek istemiyorum. İçim acıyor
Yoksulluğu anladık da, Sevmek" neden kıt kanaat ?. .
Yoksulluğu anladık da,
Sevmek" neden kıt kanaat ?. .
Yoksa yürekler mi yoksul,
kimler biçmiş Aşk' a fiyat ! . .
Hz.Mevlana...
Sevmek" neden kıt kanaat ?. .
Yoksa yürekler mi yoksul,
kimler biçmiş Aşk' a fiyat ! . .
Hz.Mevlana...
5 Kasım 2016 Cumartesi
Kazanan Hep "Mazeret" Olur!
"İnsan fırsatların gelmesini bekler, fırsatlar da insanın gelmesini...!
Fırsatlar bekler, insanlar bekler; kazanan hep mazeret olur."
Fırsatlar bekler, insanlar bekler; kazanan hep mazeret olur."
3 Kasım 2016 Perşembe
Ok Ancak Geri Çekerek Atılır!
Ok Ancak Geri Çekerek Atılır!
Hayat seni zorluklarıyla geri çekiyorsa,
Seni daha büyük bir şeye fırlatacağı içindir.
Nişan almaya devam et.!
Hayat seni zorluklarıyla geri çekiyorsa,
Seni daha büyük bir şeye fırlatacağı içindir.
Nişan almaya devam et.!
31 Ekim 2016 Pazartesi
YALNIZLIK
Çekildim kabuğuma burdan bakıyorum dünyaya, çok şey kaçırdığımı sanmıyorum, duymadığım fazladan üç beş yalandan başka!
Tuttum dilimin ucundakileri, yuttum söylemek istediklerimi, sustum; anlatmak istediklerimin öğrendiğimde dinlenmediğini!
Yalnızdım, diğer elimi tutacak sadece diğer elimdi,
Ve yanımda yürüyen bir tek kendi gölgemdi üzüldüm belki ama olsun; en azından acıda olsa bir şeyler gerçekti!
Çekildim bir kenara, bir dünya kurdum bir başıma; belki yalnızım ama en azından tebessümlerine güvenip yola çıktığım ve o yolu tamamlayamadığım insanlar yok yanımda!
Unutmak istediklerim var; yaşadıklarım, yaşamamış olmak istediğim geride bıraktıklarım!
Ne kadar da acı, çok sevdiklerimin olması pişmanlığım!
Başımı alıp gidesim var uzaklara!
Bir merhaba diyecek kadar bile beni tanımayan insanların arasına!
Hem öyle toplamadan ne valiz ne çanta, zaten yanıma almak istediklerim değil bırakmak istediklerim var arkamda!
Tuttum dilimin ucundakileri, yuttum söylemek istediklerimi, sustum; anlatmak istediklerimin öğrendiğimde dinlenmediğini!
Yalnızdım, diğer elimi tutacak sadece diğer elimdi,
Ve yanımda yürüyen bir tek kendi gölgemdi üzüldüm belki ama olsun; en azından acıda olsa bir şeyler gerçekti!
Çekildim bir kenara, bir dünya kurdum bir başıma; belki yalnızım ama en azından tebessümlerine güvenip yola çıktığım ve o yolu tamamlayamadığım insanlar yok yanımda!
Unutmak istediklerim var; yaşadıklarım, yaşamamış olmak istediğim geride bıraktıklarım!
Ne kadar da acı, çok sevdiklerimin olması pişmanlığım!
Başımı alıp gidesim var uzaklara!
Bir merhaba diyecek kadar bile beni tanımayan insanların arasına!
Hem öyle toplamadan ne valiz ne çanta, zaten yanıma almak istediklerim değil bırakmak istediklerim var arkamda!
"Öyle insanlar tanıdım ki; arpaya katsan at yemez, kepeğe katsan it yemez."
Ne de güzel söylemiş, peygamberimizin damadı Hz. Ali:
- "Öyle insanlar tanıdım ki; arpaya katsan at yemez, kepeğe katsan it yemez."
28 Ekim 2016 Cuma
Evveldi Güzeldi!..
Yan yanayken saate bakmanın ayıp olduğu zamanlardı.. Evveldi. Güzeldi..
Karşılıklı oturdun mu masaya, bir gözlere bir de uzaklara bakılırdı, eski yad edilirken. Ellerde telefonlar yoktu..
Çocuktuk. Büyükler, eski günleri konuşurken uyuyakalmak diye bir şey vardı.
Sevmeler sessiz ve sebepsizdi. Ne gösterişe gelir, ne nedenlere sığardı. Her şeyden önce samimiyet gelirdi..
Karşılıklı oturdun mu masaya, bir gözlere bir de uzaklara bakılırdı, eski yad edilirken. Ellerde telefonlar yoktu..
Çocuktuk. Büyükler, eski günleri konuşurken uyuyakalmak diye bir şey vardı.
Sevmeler sessiz ve sebepsizdi. Ne gösterişe gelir, ne nedenlere sığardı. Her şeyden önce samimiyet gelirdi..
Sevda sırdı. Söylenmezdi. Sevilenin adına türküler yakılır ama onun ardından kimseye yakınılmazdı. Evveldi. Güzeldi..
Eşyalar pahası ile değil, hatırası ile kıymetlenirdi. İnsanlar aldıkları ile değil, verdikleriyle değer ifade ederdi.
Sahi utanmak diye bir şey vardı. Güzeldi. Yüzsüzlük, profesyonellik adı altında prim yapmıyordu..
Dert çekmenin bile bir adabı vardı. Gönlün yükü, gözlerden anlaşılırdı.Gönülden geçen ile dilden dökülenin arası böylesine uzak, böylesine hoyrat değildi.
Biz bu içimizdeki uçurumları ve kalpler arasındaki mesafeleri sonradan icat ettik. Henüz yenilmemiştik kendimize..
Mutluluklar fotoğraf karelerinden ibaret değildi. Mutlu edilmek isteği hastalıklı bir hal almamıştı.
Eşyalar değil, insanlar ağırlanırdı evlerde ve kalplerde. Henüz bu kadar yalnız değildik.
Evveldi. Güzeldi. Başkalarınca beğenilmek her şeyden önemli değildi... Nice hayırlı Cumalar olsun. Kalplerde eşyalar değil, insanlar olsun..
Eşyalar pahası ile değil, hatırası ile kıymetlenirdi. İnsanlar aldıkları ile değil, verdikleriyle değer ifade ederdi.
Sahi utanmak diye bir şey vardı. Güzeldi. Yüzsüzlük, profesyonellik adı altında prim yapmıyordu..
Dert çekmenin bile bir adabı vardı. Gönlün yükü, gözlerden anlaşılırdı.Gönülden geçen ile dilden dökülenin arası böylesine uzak, böylesine hoyrat değildi.
Biz bu içimizdeki uçurumları ve kalpler arasındaki mesafeleri sonradan icat ettik. Henüz yenilmemiştik kendimize..
Mutluluklar fotoğraf karelerinden ibaret değildi. Mutlu edilmek isteği hastalıklı bir hal almamıştı.
Eşyalar değil, insanlar ağırlanırdı evlerde ve kalplerde. Henüz bu kadar yalnız değildik.
Evveldi. Güzeldi. Başkalarınca beğenilmek her şeyden önemli değildi... Nice hayırlı Cumalar olsun. Kalplerde eşyalar değil, insanlar olsun..
27 Ekim 2016 Perşembe
TAŞLARI BAĞLAMIŞLAR KÖPEKLER SERBEST
Taşları
bağlamışlar köpekler serbest
Eşkıya düze inmiş yiğitler derbest
İmama kizipta bozmayız abdest
Gün gelir de bu hesap sorulur elbet..
Eşkıya düze inmiş yiğitler derbest
İmama kizipta bozmayız abdest
Gün gelir de bu hesap sorulur elbet..
26 Ekim 2016 Çarşamba
Ben Leylayı, Mecnunu Ferhatı Aslıyı Keremi Bilmem Ama Uykum Geldimi Yatağımı İki Gözüm Kapalı Bulabilirim...
Ben Leylayı, Mecnunu Ferhatı Aslıyı Keremi Bilmem Ama
Uykum Geldimi Yatağımı İki Gözüm Kapalı Bulabilirim...
Uykum Geldimi Yatağımı İki Gözüm Kapalı Bulabilirim...
Vefa istanbul da bozacımı ? İstanbulda bir semt mi ? Yoksa...........
Vefa;
İstanbul’da bir semt adıymış meğer
vefasızlar sarmışken etrafı,
vefalılar cezalandırılıyorlarmış meğer
zor günlerde yalnız bırakanlar
şaşaalı günlerde yanımızda oluyorlarmış meğer
acılı günlerde terkedip gidenler
bir mektubu çok görenler
şimdi etrafta cirit atıyorlarmış meğer
ben yoruldum artık insanlardan
yalanlardan, dolanlardan
ben yoruldum artık bu dünyadan
olanlardan, savaşlardan
çekiliyorum artık çevrenizden
vefasızlar sarmış etrafı
vefalı olarak ben, çok gelirim sizlere.
ne işim var vefasız insanların yanında?
ne işiniz var vefasız insanların yanında?
çok mu mutlusunuz birlikte?
iyi ya meydan sizlerin o halde
bana ”elveda” demek düşer yine
sahte insanların sahte sözleri beni kandırmıyor artık
çocukluk yaşlarımızı, çok gerilerde bıraktık
yoruldum, yoruldum, yoruldum, hastalandım
kalplerimizde kırık dökük anılar bıraktık
her birimiz yaptıklarımızda belki kendimizce haklıydık
ama kırılan gönül tamir olmuyor bir türlü
her defasında bana yeni aldanışlar yaşatıldığında
yoruldum, yoruldum, yoruldum, hastalandım
çocukluk yıllarımı çok gerilerde bıraktım
yüreğim de aynen bedenim gibi yara bere içinde
midem, yapılanları hazmedemiyor bir türlü
bana ” elveda ” demek düşer yine.
İstanbul’da bir semt adıymış meğer
vefasızlar sarmışken etrafı,
vefalılar cezalandırılıyorlarmış meğer
zor günlerde yalnız bırakanlar
şaşaalı günlerde yanımızda oluyorlarmış meğer
acılı günlerde terkedip gidenler
bir mektubu çok görenler
şimdi etrafta cirit atıyorlarmış meğer
ben yoruldum artık insanlardan
yalanlardan, dolanlardan
ben yoruldum artık bu dünyadan
olanlardan, savaşlardan
çekiliyorum artık çevrenizden
vefasızlar sarmış etrafı
vefalı olarak ben, çok gelirim sizlere.
ne işim var vefasız insanların yanında?
ne işiniz var vefasız insanların yanında?
çok mu mutlusunuz birlikte?
iyi ya meydan sizlerin o halde
bana ”elveda” demek düşer yine
sahte insanların sahte sözleri beni kandırmıyor artık
çocukluk yaşlarımızı, çok gerilerde bıraktık
yoruldum, yoruldum, yoruldum, hastalandım
kalplerimizde kırık dökük anılar bıraktık
her birimiz yaptıklarımızda belki kendimizce haklıydık
ama kırılan gönül tamir olmuyor bir türlü
her defasında bana yeni aldanışlar yaşatıldığında
yoruldum, yoruldum, yoruldum, hastalandım
çocukluk yıllarımı çok gerilerde bıraktım
yüreğim de aynen bedenim gibi yara bere içinde
midem, yapılanları hazmedemiyor bir türlü
bana ” elveda ” demek düşer yine.
Sınanmayacak bir şey varsa eğer o da bir "annenin" cesaretidir!
Sınanmayacak bir şey varsa eğer o da bir "annenin" cesaretidir!
NASİP!..
Zira herşey nasiptir.
Nasibin özünde delice bir gayret,
Bir miktar da hakediş vardır...
Nasibinin peşinde bir ömrü harcar da insan,
Nasibinden başkasını nasip etmez yaradan....
Nasibin özünde delice bir gayret,
Bir miktar da hakediş vardır...
Nasibinin peşinde bir ömrü harcar da insan,
Nasibinden başkasını nasip etmez yaradan....
Dostluk; paylaşmayı bilenler için vardır...
Hayat; yaşamayı,
Mutluluk; gülümsemeyi,
Sevgi; hak etmeyi,
Vefa; hatırlamayı,
Dostluk; paylaşmayı bilenler için vardır...
Mutluluk; gülümsemeyi,
Sevgi; hak etmeyi,
Vefa; hatırlamayı,
Dostluk; paylaşmayı bilenler için vardır...
Yolunuza da, solunuza da hep bahar yüzlü ve sıcacık yürekli insanlar çıksın inşallah..
İnsanlar da mevsimler gibidir. Kimileri bir bahar toprağı gibi örter
üstünüzü, kimi bir yaz güneşi gibi ısıtır içinizi. Kimi bir sonbahar
gibi yaprak döktürür size, kimileri ise bir kış gecesi gibi ayazda
bırakır, hayattan soğutur sizi. Yolunuza da, solunuza da hep bahar yüzlü
ve sıcacık yürekli insanlar çıksın inşallah..
24 Ekim 2016 Pazartesi
Yamadık dünyayı yırtarak dinimizden, Sonunda din de gitti,dünya da elimizden.
Yamadık dünyayı yırtarak dinimizden,
Sonunda din de gitti,dünya da elimizden.
Sonunda din de gitti,dünya da elimizden.
23 Ekim 2016 Pazar
Napcam ben yaaa!...
Oyursam sıkılıyorum,
Gezsem yoruluyorum,
Hiç bişey yapmasam başım ağrıyor,
Hayat çok zor çooookkk....
Gezsem yoruluyorum,
Hiç bişey yapmasam başım ağrıyor,
Hayat çok zor çooookkk....
22 Ekim 2016 Cumartesi
Bilinmedik bir hüzün var içimde, bir gariplik. Anladım ki, ya ben fazlayım bu şehirde ya da biri eksik.... [Can Yücel]”
Bilinmedik bir hüzün var içimde, bir gariplik. Anladım ki, ya ben fazlayım bu şehirde ya da biri eksik.... [Can Yücel]”
Hayallerim yok benim!!!
Boş verdiklerim var benim . Artık vazgeçtiklerim . ''Olmazsa olmaz ''
dediklerimin , Olmayabileceğini de öğrendim . ''Neyse . . . ''
dediklerim var benim. ''Sağlık olsun. '' deyip geçtiklerim. Hem ben
artık , eski ben de değilim ! Hayallerim yok benim ve ''Şöyle olsa ne
güzel olur ! '' dediklerim . . . '' Hayırlısı olsun ! '' demeyi
öğrendiğim gün, hayallerimden vazgeçtim...
21 Ekim 2016 Cuma
Küçük kız elinde iki elma tutuyormuş...
Küçük kız elinde iki elma tutuyormuş. Annesi yanına gelmiş, yumuşak bir
ses tonuyla, Kızına gülümseyerek : "Hayatım elmalardan bir tanesini bana
verir misin ?" diye sormuş. Küçük kız bir an annesine bakmış, ardından
elmalardan birini hızlıca ısırıvermiş, hemen ardından diğerini... Annesi
her ne kadar gülümsemeye çalışsa da, yaşadığı hayal kırıklığı, yüzünden
okunuyormuş. Bu bencilliği kızına yakıştıramayan annesi tam konuşmasını
yapmaya hazırlanırken; küçük kız ısırdığı iki elmadan birisini annesine
uzatmış ve ; "Al anneciğim,bu elma daha tatlı,sen bunu ye" demiş.....
Bazen ilk algılama hoşumuza gitmeyecek gibi olsa da sonrasını da görmek lazım...Ön yargısız günler...!!
Bazen ilk algılama hoşumuza gitmeyecek gibi olsa da sonrasını da görmek lazım...Ön yargısız günler...!!
KENDİMDEN ÖZÜR DİLERİM...
KENDİMDEN ÖZÜR diliyorum...
Yaşadığım süre boyunca hep MERHAMETİMİN
arkasından yürüdüm, beklentilerimi arkada BIRAKTIM.
Kimseden bir şey BEKLEMEDİM, doğrusu bu sanıyordum çünkü. Yaşadıklarımı, yaşayamadıklarımı İÇİMDE sakladım,
SUSTUM, bastırdım, olsun dedim İNSANLIK ben de kalsın.
Verdim, hep VERDİM karşılığını alıp alamadığıma BAKMADAN,
aslında güçlü olmak değildi istediğim,
ama olmak ZORUNDAYDIM ve oldum......
Kendimi hep ERTELEDİM. Kimsenin beni
anlamadığını bildiğim halde hayatıma girenleri bana
verilmiş KUTSAL bir görev olarak gördüm...
Herkesi mutlu etmek zorundayım ZANNETTİM.
Benim de mutlu olmam gerektiğini UNUTMUŞUM...
Görevim neyse en iyisini yapmalıydım ki VİCDANIM rahat etmeliydi.
Birilerinin de bana karşı GÖREVLERİ olduğunu hiçe saymışım oysa...
NE YAZIK Kİ; Karşımdakilerin EKSİKLERİNİ tamamlamaya çalışırken, onların HATALARINI görmeye vaktim kalmamış SANKİ...
Beni ÜZMELERİNE bakmadan, karşılığında ne ALDIĞIMA, ne hissettiğime ALDIRIŞ etmeden hep VERDİM..
Kendimi nasıl da UNUTMUŞUM... Unutturmuşlar aslında....
PARAMPARÇA olmuş KALBİME, doğruları söylemeye çalışan BEYNİME, mutsuz YÜZÜME hep SUS dedim. Sen SUS..!
Kendime HAKSIZLIK ettim, kimseye etmediğim kadar.
KENDİMDEN ÖZÜR DİLERİM...🐞
Yaşadığım süre boyunca hep MERHAMETİMİN
arkasından yürüdüm, beklentilerimi arkada BIRAKTIM.
Kimseden bir şey BEKLEMEDİM, doğrusu bu sanıyordum çünkü. Yaşadıklarımı, yaşayamadıklarımı İÇİMDE sakladım,
SUSTUM, bastırdım, olsun dedim İNSANLIK ben de kalsın.
Verdim, hep VERDİM karşılığını alıp alamadığıma BAKMADAN,
aslında güçlü olmak değildi istediğim,
ama olmak ZORUNDAYDIM ve oldum......
Kendimi hep ERTELEDİM. Kimsenin beni
anlamadığını bildiğim halde hayatıma girenleri bana
verilmiş KUTSAL bir görev olarak gördüm...
Herkesi mutlu etmek zorundayım ZANNETTİM.
Benim de mutlu olmam gerektiğini UNUTMUŞUM...
Görevim neyse en iyisini yapmalıydım ki VİCDANIM rahat etmeliydi.
Birilerinin de bana karşı GÖREVLERİ olduğunu hiçe saymışım oysa...
NE YAZIK Kİ; Karşımdakilerin EKSİKLERİNİ tamamlamaya çalışırken, onların HATALARINI görmeye vaktim kalmamış SANKİ...
Beni ÜZMELERİNE bakmadan, karşılığında ne ALDIĞIMA, ne hissettiğime ALDIRIŞ etmeden hep VERDİM..
Kendimi nasıl da UNUTMUŞUM... Unutturmuşlar aslında....
PARAMPARÇA olmuş KALBİME, doğruları söylemeye çalışan BEYNİME, mutsuz YÜZÜME hep SUS dedim. Sen SUS..!
Kendime HAKSIZLIK ettim, kimseye etmediğim kadar.
KENDİMDEN ÖZÜR DİLERİM...🐞
9 Ekim 2016 Pazar
Eğil de kulak ver ceddine.. Türk'e kefen biçmek hangi itin haddine!
Eğil de kulak ver ceddine..
Türk'e kefen biçmek hangi itin haddine!
Türk'e kefen biçmek hangi itin haddine!
2 Ekim 2016 Pazar
Karşılıksız sevmenin adıdır "ANNE"
Canından çok sevecek birini ararsan hemen eve koş, annen kapıda bekler. Garibim anneler hep bekler...
Evde bekler, yemeğin başında bekler, kocadan gün yüzü bekler, evlattan hayır bekler, çamaşır asar kurumasını bekler, ömür dediği gelir geçer ama o hep bekler. Ama ömrünü adarken sevdiklerine, tek bişey beklemez.: "karşılık"
Karşılıksız sevmenin adıdır "ANNE"
Kıymetini bilin analarınızın, giden geri gelmiyor
Evde bekler, yemeğin başında bekler, kocadan gün yüzü bekler, evlattan hayır bekler, çamaşır asar kurumasını bekler, ömür dediği gelir geçer ama o hep bekler. Ama ömrünü adarken sevdiklerine, tek bişey beklemez.: "karşılık"
Karşılıksız sevmenin adıdır "ANNE"
Kıymetini bilin analarınızın, giden geri gelmiyor
Herkes birgün yaşamalı... verdiği kadar mutluluğu ve bıraktığı kadar acıyı.!
Herkes yaşattığını birgün yaşamalı... verdiği kadar mutluluğu ve bıraktığı kadar acıyı.!
30 Eylül 2016 Cuma
Tecrübe nedir biliyormusun? Sen kel kaldıktan sonra hayatın sana verdiği taraktır :(
Tecrübe nedir biliyormusun?
Sen kel kaldıktan sonra hayatın sana verdiği taraktır :(
30 Ağustos 2016 Salı
Oğlan Bendeyken Seni Hiç Aramadı...
Kayınvalidem oğluma bir hafta baktı.
Oğlan bendeyken seni hiç aramadı dedi..
Ben de;
Senin oğlan da bendeyken seni hiç aramıyor.. erkek milleti işte dedim :)
Oğlan bendeyken seni hiç aramadı dedi..
Ben de;
Senin oğlan da bendeyken seni hiç aramıyor.. erkek milleti işte dedim :)
17 Temmuz 2016 Pazar
13 Temmuz 2016 Çarşamba
Hayat iki şekilde yaşanır: ya hiç mucize yokmuş gibi ya da her şey birer mucizeymiş gibi.
Hayat iki şekilde yaşanır:
ya hiç mucize yokmuş gibi
ya da her şey birer mucizeymiş gibi.
ya hiç mucize yokmuş gibi
ya da her şey birer mucizeymiş gibi.
8 Temmuz 2016 Cuma
Bilgeye sormuşlar: İnsan nasıl sabreder? diye... Bilge ne cevap vermiş bir bakalım!
Bilgeye sormuşlar:
- İnsan nasıl sabreder? diye...
Demiş ki:
- Unutursun sabredersin, bu en güzelidir.
Kabul edersin sabredersin, bu en doğrusudur.
Vazgeçersin sabredersin, bu en zorudur.
Bir de işini Allah'a havale eder sabredersin, işte bu en yücesidir.
- İnsan nasıl sabreder? diye...
Demiş ki:
- Unutursun sabredersin, bu en güzelidir.
Kabul edersin sabredersin, bu en doğrusudur.
Vazgeçersin sabredersin, bu en zorudur.
Bir de işini Allah'a havale eder sabredersin, işte bu en yücesidir.
7 Temmuz 2016 Perşembe
Susmak İyi Terbiye Eder Bazılarını !
Yerini bilmeyene,
Halden anlamayana,
İşine geldiği gibi hareket edene sesinizi ve kalbinizi ziyan etmeyin.
Susmak iyi terbiye eder bazılarını...!!!
Halden anlamayana,
İşine geldiği gibi hareket edene sesinizi ve kalbinizi ziyan etmeyin.
Susmak iyi terbiye eder bazılarını...!!!
Bizim hiç mi suçumuz yok!
İşin kolayına kaçıp yaşadığımız her olumsuz durumda kadere yükleniyoruz. Bizim hiç mi suçumuz yok!
6 Temmuz 2016 Çarşamba
Gönül 'koş' diye bağırıyor,mantık 'haddini bil abi' diyor.
Gönül 'koş' diye bağırıyor,mantık 'haddini bil abi' diyor.
Erkek adam dediğin çiçeğin arkasına sığınan odun olmayacak, odunun arkasındaki çiçek olacak.
Erkek adam dediğin çiçeğin arkasına sığınan odun olmayacak, odunun arkasındaki çiçek olacak.
Kıskanacak, kısıtlayacak, karışacak, kaşlarındaki çatıkla belli edecek ne demek istediğini, yanındaki kadını koruyacak, bir o kadar da onun bir yerlere gelmesiyle gurur duyacak, sevecek onu, ''üşüdün mü'' diyerek sevecek bir kere, en romantik cümlesi ''beş dakika sonra oradayım'' olacak. Sabah uyandığında arayacak, uykulu sesiyle günaydın diyecek, aniden çıkacak mesela karşına öyle çiçekle böcekle değil, ''Ayrılamazsın sen benden'' diyerek... Bırakmayacak sevdiğini, çabalayacak, gurur yapmayacak, en ufak bir şeyi bile anlatacak, anlatılanı dinleyecek.. Sadece sevdiğine görünecek, sadece sevdiğini görmekle istemekle yetinecek... ''Evet ben odunum, ama sadece sevdiğim için yanarım'' Diyebilecek.
Erkek dediğin çiçeğin arkasına sığınan odun olmayacak,
odunun arkasındaki çiçek olacak...
Kıskanacak, kısıtlayacak, karışacak, kaşlarındaki çatıkla belli edecek ne demek istediğini, yanındaki kadını koruyacak, bir o kadar da onun bir yerlere gelmesiyle gurur duyacak, sevecek onu, ''üşüdün mü'' diyerek sevecek bir kere, en romantik cümlesi ''beş dakika sonra oradayım'' olacak. Sabah uyandığında arayacak, uykulu sesiyle günaydın diyecek, aniden çıkacak mesela karşına öyle çiçekle böcekle değil, ''Ayrılamazsın sen benden'' diyerek... Bırakmayacak sevdiğini, çabalayacak, gurur yapmayacak, en ufak bir şeyi bile anlatacak, anlatılanı dinleyecek.. Sadece sevdiğine görünecek, sadece sevdiğini görmekle istemekle yetinecek... ''Evet ben odunum, ama sadece sevdiğim için yanarım'' Diyebilecek.
Erkek dediğin çiçeğin arkasına sığınan odun olmayacak,
odunun arkasındaki çiçek olacak...
3 Temmuz 2016 Pazar
Mevsimine kusmus cicek gibidir insan bir kere soldu mu açasi gelmez...
Mevsimine kusmus cicek gibidir insan bir kere soldu mu açasi gelmez...
2 Temmuz 2016 Cumartesi
Güzel Olan Ne Çok Şey Kaybettik.
Güzel Olan Ne Çok Şey Kaybettik.
Sokakta oyunları, vefalı komşuları ve yaraya merhem olan o eski insanları...
Sokakta oyunları, vefalı komşuları ve yaraya merhem olan o eski insanları...
Hakkın sillesinin Sedası yoktur, bir vurursa da devasi yoktur.
Hakkın sillesinin Sedası yoktur, bir vurursa da devasi yoktur.
21 Haziran 2016 Salı
Ne zaman bu şehirden kaçıp gitme isteği gelse, bir köşeye oturup geçmesini bekliyorum
Ne zaman bu şehirden kaçıp gitme isteği gelse, bir köşeye oturup
geçmesini bekliyorum. Gidersem dönmem çünkü biliyorum..(cemal süreyya)
16 Haziran 2016 Perşembe
Kızlar Bendensiniz...
Çamaşır makinasını boşalttıktan sonra içerdeçamaşır kalmışmı diye makinayı eliyle birkaç tur döndüren kızlar bendensiniz...
12 Haziran 2016 Pazar
8 Haziran 2016 Çarşamba
İmanın iktidar olamadığı yürekte şeytan ihtilal yapar...
İmanın iktidar olamadığı yürekte şeytan ihtilal yapar...
7 Haziran 2016 Salı
Ağız tadı bal ile olmaz
Dedim ağız tadı bal ile olmaz.
Bana sultan gerektir...
Dedi hal iledir, kal ile olmaz!
Seven sevdiğine kurban gerektir!
Bana sultan gerektir...
Dedi hal iledir, kal ile olmaz!
Seven sevdiğine kurban gerektir!
6 Haziran 2016 Pazartesi
Benim tek patronum vicdanımdır.
Benim tek patronum vicdanımdır. Onun yerine benim lafımın geçtiği gün, ya saltanat değişir ya dükkan yanar.
5 Haziran 2016 Pazar
Hayırlı Akşamlar Sevgiler
🍃🌹🍃🌸 ░ H ░ A ░ Y ░ I ░ R ░ L ░ I ░ 🌸🍃🌹🍃
🌸🌱🌸 ░ A░ K ░ Ş ░ A ░ M ░ L ░ A ░ R ░ 🌸🌱🌸
🌹..•´¨) ¸.•¨)░ S ░ E ░ V ░ G ░ i ░ L ░ E ░ R ░🍃🌹🍃
🌱... (¸.•¨¯`*•.🌸🌱
🌸🌱🌸 ░ A░ K ░ Ş ░ A ░ M ░ L ░ A ░ R ░ 🌸🌱🌸
🌹..•´¨) ¸.•¨)░ S ░ E ░ V ░ G ░ i ░ L ░ E ░ R ░🍃🌹🍃
🌱... (¸.•¨¯`*•.🌸🌱
3 Haziran 2016 Cuma
Onda Yok Olan Aşk Bende Neden Yaşıyor?
Uçarcasına yaşadığım bir aşkın sonunda kanatlarım onda kaldı.
Şimdi hayat ne güldürüyor, ne ağlatıyor, ne öldürüyor, ne de yaşatıyor.
Bir türlü adını koyamadığım şey; Onda yok olan aşk bende neden yaşıyor?
Şimdi hayat ne güldürüyor, ne ağlatıyor, ne öldürüyor, ne de yaşatıyor.
Bir türlü adını koyamadığım şey; Onda yok olan aşk bende neden yaşıyor?
2 Haziran 2016 Perşembe
1 Haziran 2016 Çarşamba
Kadınlardan Korkun!
Yürekleri boylarından uzun kadınlar vardır. Konuşunca dünyanın rengini değiştirecek kadar mağrur ve bir o kadar da mahzun. İşte o kadınlardan korkun. Konuşunca değil içine bağırdığında korkun!
31 Mayıs 2016 Salı
Evleniyoruz Mutluyuz
Arabaların arkasına "evleniyoruz mutluyuz" yerine "dur bakalım bir b*k yiyoruz ama hayırlısı.."
yazsalar daha samimi olur bence.
yazsalar daha samimi olur bence.
30 Mayıs 2016 Pazartesi
28 Mayıs 2016 Cumartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)