Bu Blogda Ara

düşündüren fıkralar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
düşündüren fıkralar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Şubat 2018 Cuma

Öğretmenim Seni Görmek İstiyor Baba

Çocuk eve gelip babasına : “baba, matematik hocamız seni görmek istiyor” der. Babası “ne oldu?” diye sorar. “7 kere 9 kaç eder diye sordu, ben de 63 dedim. Ardından 9 kere 7 kaç diye sordu, ben de arasındaki fark ne a. koyim dedim.” der.
babası; “arada ne fark varmış ki?” der babası ve kabullenir : “peki giderim”
Ertesi gün çocuk eve gelir ve sorar “baba gittin mi okula?”
“henüz değil” der babası.
çocuğu da “o zaman geldiğinde beden öğretmenini de görmen lazım” der.
“neden” diye sorar babası.
“bugün beden dersinde, sol kolumu kaldırmamı istedi. kaldırdım. sağ kolumu kaldırmamı istedi, kaldırdım. sonra sol ayağımı kaldırmamı istedi, yaptım. sonra da sağ ayağımı kaldırmamı istedi; ben de “şeyimin üzerinde mi durucam?” dedim.

4 Şubat 2018 Pazar

İlk Doğum


Genç stajyer doktor çok heyecanlıdır. İlk defa bir doğuma girecek ve doğumu o yaptıracaktır. Hocası da bir köşede onu izleyecektir.

 Her şey harika gitmiş doğum sorunsuz tamamlanmıştır. Stajyer hocasının görüşünü almak için hemen yanına gider. “Hocam nasıldı?” “Evet güzeldi, ama bir dahakinde çocuk doğduktan sonra annenin değil, çocuğun poposuna şaplak vur.”

23 Aralık 2013 Pazartesi

Al Takke Ver Külah Fıkra


Brejnev, Küba'ya gelecekmiş. Kübalilar toplanmış, bir hoşluk yapacaklarmış. Ülkenin en iyi ressamına başvurmuşlar. Bir tablo yap. Adı "Brejnev Küba'da" olsun diye.

Ressam: Hadi oradan, demiş.

- Ben adamı görmedim bile. Adam hayatında Küba'ya gelmedi. Şimdi ben nasıl "Brejnev Küba'da" diye atmasyondan resim yaparım?"

Tesadüf bu ya, bizim Temel, puro almaya Havana'ya gelmiş o sırada sıkıntıyı duymuş. Ben size istediğiniz tabloyu yaparım, ama bana bir sandık puro verirseniz"

Adamlar çaresiz, vermişler. Temel bir hafta sonra, Küba'lıları cağırmış.

- "İşte tablonuz" demiş. Tuvalin üzerini örten bezi hızla aşağı çekivermiş.

Küba'lılar da donuvermişler. Tabloda, yatakta iki kişi, al takke ver külah.

- "Bu ne" diye gürlemiş, Turizm Bakani. - "Bu ne?. Bu kadin kim?.." "Brejnev'in karısı!" demiş, Temel.

- "Peki bu üstündeki adam kim?"

- "Brejnev'in uşağı!..

- "Peki Brejnev nerde ULAN!!!.."

- "Brejnev Küba'da"

11 Aralık 2013 Çarşamba

Köydeki İmamın Kabahati FIKRA

Bir köyde imam namaz kıldırırken osurur ve çok utanır. Utancından köyü terk eder... Başka bir köyde imamlık yapmaya başlar. Bu köyde yaklaşık 15 sene imamlık yapar. Bir gün nasılsa beni unutmuşlardır deyip imamlık yaptığı eski köye gitmeye karar verir.
Köyün girişine geldiğinde bir çocuk görür. Çocuğa sen beni tanıyor musun diye sorar. Çocuk tanımıyorum der. İmam içinden iyi beni unutmuşlar der. Tam giderken iyi de acaba bu çocuk beni hatırlayacak yaşta mı ki, diye düşünüp çocuğa:
- Sen kaç yaşındasın? diye sorar.
Çocuk:
- Ben kaç yaşında olduğumu tam bilmiyorum ama annem imam osurduktan 2 ay sonra doğduğumu söylüyor!... :))))

1 Aralık 2013 Pazar

Acaba Bacaklarını Uzatamaz mısınız FIKRA

Cinsel organının çok uzun olmasından rahatsız olan Temel, son çare doktora gitmiş.
Doktorlar ameliyatla kısaltmaya karar vermişler ve Temeli ameliyata almışlar. Fakat genel anestezi uyguladıktan sonra ne kadar kısaltacaklarını sormadıklarını farketmişler ve bu konuda tek yetkili kişi karısı fadimeyi arayıp ne kadar kısaltmaları gerektiğini sormuşlar. 

Fadime utana sıkıla cevap vermiş;
- Acaba doktor bey bacaklarını uzatamaz misunuz ? :)))

30 Kasım 2013 Cumartesi

Bebeğimiz Doğduğunda Haber Vermemi İstermisin FIKRA

Özel muyenehanesinde hizmet veren evli bir doktor, hemşiresi ile yakınlaşmaya başlar. Bu yakınlaşma giderek arkadaşlığa, sevgililiğe sonrasında da kaçamak buluşmalara dönüşür. Bir müddet sonra hemşire doktora hamile olduğunu söyler. Doktor bu olayı karısından gizlemek istediğinden; hemşireye bir miktar para verir ve İtalya'ya gidip, çocuk doğana kadar orada kalmasını ister.
Hemşire sorar:
- Bebeğimiz doğduğunda haber vermemi ister misin?
Doktor:
- Bebek doğunca bana hemen bir kart gönder. Arkasına "spagetti" diye yaz. Bu bizim şifremiz olsun.
Hemşire parayı alıp uçağa biner ve İtalya'nın yolunu tutar... Altı ay kadar sonra, bir gün doktorun karısı telefon eder. "Hayatım bu gün postadan senin adına İtalya'dan gönderilmiş ilginç bir kart geldi. Fakat ben pek anlam veremedim." der. Doktor hemen kartın doğum haberi anlamına geldiğini anlayıp; "Eve gelince bakarım hayatım, şimdi hastam bekliyor." deyip telefonu kapatır. Akşam da neşe içinde evin yolunu tutar. Doktor eve geldiğinde karısı ona kartı verir. Kartı okuyan doktor, ani bir kalp kriziyle olduğu yere yığılır.
Acil yardım ekibi gelip, ilk müdehaleyi yapar. Doktor durumu biraz düzelmiş halde, ambulansla hastaneye götürülürken; elinde bir kartı sıkı sıkıya tuttuğu farkedilir. Acil yardım personeli doktorun elindeki kartı güçlükle alır ve ister istemez okur:
"Spagetti! Spagetti! Spagetti! Spagetti! İki sosisli, iki sade!..."

18 Kasım 2013 Pazartesi

Boru Yetmedi de Efendim FIKRA

Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet, bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakında ki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 m. kadar yukarıda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar.
Kimyacı: “Adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış”;
Fizikçi: “Adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş”;
Jeolog: “Burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan, herhangi bir deprem anında sobanın taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangın olasılığını azaltmayı amaçlamış”;
Matematikçi: “Sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış”;
Antropolog: “Adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarı kurmuş.” der.
Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar. Adam cevap verir:
“Boru yetmedi de efendim!” :))

17 Kasım 2013 Pazar

X ve Y'nin Aşkı


Cosinus ailesinin genç delikanlısı X matematik üzerindeyken kordinat düzleminde ...ki sinüs ailesinin güzel kızı Y’ye aşık olur. . 

Y’de X’e aynı duygularla bağlanır. . Matematik kitabının 39. sayfasında buluşmaya karar verirler. . Trigonometrinin zalim tanjantı bu haberi alır ve bu iki aşığı ayırmak için zalim bir plan yapar, çünkü tanjant kızı Y’yi zengin fonksiyonla evlendirerek sayı değerini arttırmayı planlar. Y’ye gidip X’in polinomla yasak bir aşk yaşadığını söyler. . Buna inanan Y hemen X’i terk eder. . 
Tüm Matematik köyü sakinleri X’i yalnız bırakır, artık kimse X’e değer wermez X’de matematik köyünü terk eder. . babasının zalim planını öğrenen ve X’in köyü terk ettiğini duyan Y karekökünü alarak intihar eder. . X’inse nereye gittiğini kimse bilmez , o gün bu gündür X bir bilinmeyen olur. . :))

7 Kasım 2013 Perşembe

Cuma Günü Ellemezler Ama Cumartesi Anasını Bellerler FIKRA


Temel ile Cemal Bir Gece Kulübünde İçki İçmektedirler FIKRA

Temel ile Cemal bir gece kulübünde içki içmektedirler. Temel, Cemal'e barda oturan güzel sarışını göstererek, "Cemal ben karıyı tavlarım" demiş. Ve kalkmış sarışın bayanın yanına gitmiş.
Sarışın bayana "Birlikte bir içki içebilir miyiz" demiş.
Kadın, "BMW araban var mı?" diye sormuş,
Temel, "Yoktur"
Kadın, "Karadeniz'de iki katlı, geniş bahçesi olan bir villan var mı?" diye sormuş,
Temel, "Yoktur"
Kadın, "Senin bankada yüksek meblağlı bir hesabında yoktur" demiş.
Temel, "Yoktur"
Kadın, "O zaman çek arabanı" der, ve Temel Cemal'in yanına gider,
Temel, "Ula Cemal benim Limuzini sana versem senin BMV'yi bana verir misin"
Cemal, "Veririm"
Temel, "Acaba benim bankaya gitsem bana bir hesap açarlar mı?"
Cemal, "Açarlar"
Temel, "Bunları hallettikte, acaba babama Karadenizde ki villanın üçüncü katını nasıl yıktıracağız?" :))

Temel Tuttuğu Balıkları Tekrar Denize Atıyormuş FIKRA

Temel deniz kenarında kalabalık bir yerde balık tutuyormuş. Oltasını atmış, beklemiş ve kocaman bir balık çekmiş... Balığı almış eline, nazikçe çıkarmış iğneyi balığın ağzından, şöyle bir balığa iyice bakmış ve denize atmış.

Ondan başka kimse balık yakalayamıyormuş. Temel tekrar oltasını atmış daha kocaman bir balık, tekrar balığın ağzından iğneyi nazikçe çıkarmış ve balığa şöyle bir etraflıca bakmış ve tekrar denize atmış.

Her seferinde daha kocaman balıklar yakalamış yine etraflıca baktıktan sonra balıkları denize.
Yanında balık tutanlar artık dayanamamışlar ve Temel’in yanına gelmişler:

- Amcacığım ne yapıyorsun sen, demişler.
Biz saatlerdir buradayız tek bir balık bile yakalayamadık. Sen ise kocaman kocaman balıkları denize atıyorsun.

Temel, dönmüş kalabalığa ve şöyle demiş;
- Çünkü benim tavam küçük. ;)

Sayın Yolcular Lütfen Kemerleri Bağlayın FIKRA

Erzurum havaalanında yolcular uçağa binmişler. Kapılar kapanmış ve hostes:

-"Sayın yolcular! Lütfen kemerlerinizi bağlayınız.” demiş.

Kimse bağlamamış. Hostes durumu pilota anlatmış. Pilot, mikrofonu eline almış:

- “Hele dadaşlar, kemerlerinizi bağlayın da havalanah.” diye anons etmiş.

Herkes bir anda kemerlerini bağlamış. Hostesin şaşkınlığını gören ve kendiside Erzurumlu olan pilot şöyle demiş:

- “Erzurumlu, ganayahli (kadın) lafiyla iş yapmaz.”;)

Nasıl Cıvıliir Nasıl Cıvıliir FIKRA

Hasankale’de koyu bir sohbet var. Teyo Pehlivan da masada. O sıralarda bir iş için uçakla Ankara'ya gidecek olan biri Teyo Pehlivan’a takılarak :

- “Pehlivan gel seni de uçakla götüreyim.”

Teyo alaycı bir ifadeyle cevap verir:

- “ Oğlum, sen daha anan garnındayken ben uçağınan gezirdim, bak bir keresinde gine uçağa binmişem ele elimi de camdan çıkarmışam, bir baktımki bitene gartal, hemen elimi uzattım, yakaladım aldım gartalı içeri. Ola bi baktım, hostesler nasıl cıvılir, nasıl cıvılir. Neyse bende gorkutmiyim zavallı gızları dedim ve bırahtım gartali, uçtu.” :)))

Canın Çıha Erzurum FIKRA

Öğretmen, Antalya'da bir okulda orta okul son sınıfta okuyan Erzurum'lu bir öğrenciyi kaldırır tahtaya ve sorar:

-Yavrum Erzurum'un bitki örtüsünü anlat bize.

Öğrenci başlar:

-"Canın çıha Erzurum, dokkuz ay gış, ikki ay yağmur, bir ay da yazi göriiir görmiiir bidaha gışa dönir, bizimde her yanımız doniiir. Bu durumda bitki ne ariiir". :))

4 Kasım 2013 Pazartesi

Ben Allah Tarafından Gönderildim Boşları Alacam FIKRA

Kadının biri kocasını 3 erkekle aldatıyormuş, hergün

kocası evden gidince 3 adam eve gelir ve kadınla birlikte olurmuş. Kadin yine böyle bir günün sonunda adamlardan birisine demiş ki :

- "Sen yarın gelirken bir tepsi dolma yaptırıp getir"; diğerine :

- "Sen de bir büyük kap ayran getir." demiş.

Diğer adam çok fakir olduğu için ona da:

- "Sen de... Boşver, sen hiç bir şey getirme" demis.

Ertesi gün olmuş, fakat kadın bugünün günlerden Pazar olduğunu unutmuş, eteği tutuşmaya başlamış.

- "Eyvaah" diyerek kocasının yanına gitmiş.

- "Sen bugün kahveye filan gitmeyecek misin?

Ben evde temizlik yapacağım" deyip kocasını zar zor da olsa

evden yollamış. Kocası gittiği gibi 3 adam da eve gelmiş.

Kadın demiş ki:

- "Siz hemen gidin. Kocam buralarda!"

Tam bunu söylerken zil çalmış. Kadın -

"Eyvah" demiş, "geldi galiba!"

Adamları sağa sola saklamış ve kapıya

bakmaya gitmiş.

Kocasını karşısında görünce "Ne oldu?" diye

sormuş.

Adam da

- "Yahu karnım çok acıktı. Bana dolma

yapsana, canım çok istedi" demiş.

Kadın

- "Allah'ım bir tepsi dolma olsa da yesek!"

demiş.

Elinde dolma tepsisi olan adam çıkıp yanlarına gelmiş.

Kadının kocası şaşırmış.

- "Sen kimsin yahu?!" diye sormuş. Adam

sakin bir şekilde

- "Ben Allah tarafindan geliyorum. Karınız

dolma istedi." demiş. Ve hemen çıkıp gitmiş kadının kocası

olayın şokunu atlatamadan..

- "Yaa tamam da.." demiş bu sefer koca,

- "Bu ayransız gitmez. Sen bari bi ayran yap"

Kadın büyük bir sevinçle

- "Allah'ım bir damacana ayran olsa da içsek" demiş. Ayranı getiren adam çıkıp

gelmiş. Kocası tabii çok şaşırmış.

- "Sen de kimsin?" demiş.

Adam da diğeri gibi

- "Ben Allah tarafindan gönderildim. Karınız ayran istedi"

diyerek çıkmış gitmiş.

Kocası hayretler içinde, kendi kendine

"Bizim karı ermiş mi oldu ki?" diye söylenmiş. Kadınla kocası yemekleri yemişler ama 3.adam hâlâ saklanıyormuş.

1 saat geçmiş, 2 saat geçmiş. 3 saat derken,

adam dayanamayıp çıkmış yerinden. Kadının kocası bağırmış

- "Sen de kimsin ulan ?!!"

Adamın ağzından şu laflar dökülmüş:

- "Ben Allah tarafından geliyorum. Boşları alacam :)))

Temel Benim Abi Benim Devam Et FIKRA


Temel yolda giderken kırmızı ışık yanar ve önünde giden son model BMW'ye çarpar.
Temel hemen atlar, soföre yalvarır:
"aman abi affet, sen zengin adamsın, seni etkilemez, ama ben ömür boyu çalışsam ödeyemem."
Adam, temel'e acır ve affeder. Yollarına devam ederken, ileride yine kırmızı ışık yanar, Temel yine duramaz, BMW ye ikinci kez çarpar.
Yine atlayıp yalvarmaya başlar: "aman abi, benim çocuklarım var, affet. Zaten arabana çarpmıştım, hasar biraz daha büyüdü sadece."
Adam, Temel'e yine acır ve:
-"tamam, gözüme görünme, bas git..." der.
Yollarına devam ederler. Yine kırmızı ışık yanar. Temel BMW'yi bu sefer hurdaya çevirir ve kafasını camdan çıkarıp, bagırır:
-Yabancı değil "benim abi benim, devam et..." :))

Karadenizliler ve Kayserililer Savaşırsa FIKRA

Karadenizli'lerle Kayserili'ler karşılıklı siperlere yatmış kıran kırana savaşıyolarmış ama birbirlerine üstünlük sağlayamıyolarmış derken:
 Kayserili'ler aralarında toplanıp: Bu böyle olmaz bişeler düşünüp yenmeliyiz şunları demişler içlerinden biri bunların çoğunun adı Temel'dir Dursun'dur demiş herkes siperine dönmüş nişan almış. Kayserili ''Ula Temel sen misun?'' diye seslenmiş karşı taraftaki Temeller:
- ''Ula benim benim'' diye ayağa kalkınca Kayserili'ler hepsini vurmuş ardından ''Ula Dursun sen misun?'' diye seslenip ayağa kalkan Dursun'ları da vurmuşlar!
Bu kez sayıları azalan Karadenizli'ler toplanıp plan yapmışlar siperlerine dönüp nişan almışlar içlerinden biri, iki siper arasına 20 lira atmış ''Ula bu para kimindur?'' diye seslenmiş karşıya. Kayserili'ler hepbirden:

- ''Benimdir benimdir'' diye ayağa kalkınca Karadenizli'ler Kayserili'lerin hepsini vurmuşlar ! ;)