Güncel Konular, Yarışma Soruları ve Cevapları, Eğlence, Fıkra, Siyaset, Genel Kültür,Bilgi Yarışması, Anlamlı Sözler
Bu Blogda Ara
ayıp fıkralar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ayıp fıkralar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Aralık 2013 Cuma
Küçücük Sosis İçin Koskoca Mangalı Yakmam FIKRA
Adam gazete okurken gözü temizlik yapan karısına takılır.
- Ya hanım evleneli 10 yıl oldu kase gibi popon koskocaman olmuş bahcedeki büyük mangala dönmüş demiş.
Kadın çok üzülmüş bu lafa.
Gece olmuş adam hafiften karısına sokulup;
- Hadı çok canım istiyor demiş.
- Kadın kocasına dönüp:
- Hadi ordan küçücük sosis için koskoca mangalı yakmam demiş. :)))
30 Kasım 2013 Cumartesi
Bebeğimiz Doğduğunda Haber Vermemi İstermisin FIKRA
Özel
muyenehanesinde hizmet veren evli bir doktor, hemşiresi ile
yakınlaşmaya başlar. Bu yakınlaşma giderek arkadaşlığa, sevgililiğe
sonrasında da kaçamak buluşmalara dönüşür. Bir müddet sonra hemşire
doktora hamile olduğunu söyler. Doktor bu olayı karısından gizlemek
istediğinden; hemşireye bir miktar para verir ve İtalya'ya gidip, çocuk
doğana kadar orada kalmasını ister.
Hemşire sorar:
- Bebeğimiz doğduğunda haber vermemi ister misin?
Doktor:
- Bebek doğunca bana hemen bir kart gönder. Arkasına "spagetti" diye yaz. Bu bizim şifremiz olsun.
Hemşire parayı alıp uçağa biner ve İtalya'nın yolunu tutar... Altı ay kadar sonra, bir gün doktorun karısı telefon eder. "Hayatım bu gün postadan senin adına İtalya'dan gönderilmiş ilginç bir kart geldi. Fakat ben pek anlam veremedim." der. Doktor hemen kartın doğum haberi anlamına geldiğini anlayıp; "Eve gelince bakarım hayatım, şimdi hastam bekliyor." deyip telefonu kapatır. Akşam da neşe içinde evin yolunu tutar. Doktor eve geldiğinde karısı ona kartı verir. Kartı okuyan doktor, ani bir kalp kriziyle olduğu yere yığılır.
Acil yardım ekibi gelip, ilk müdehaleyi yapar. Doktor durumu biraz düzelmiş halde, ambulansla hastaneye götürülürken; elinde bir kartı sıkı sıkıya tuttuğu farkedilir. Acil yardım personeli doktorun elindeki kartı güçlükle alır ve ister istemez okur:
"Spagetti! Spagetti! Spagetti! Spagetti! İki sosisli, iki sade!..."
Hemşire sorar:
- Bebeğimiz doğduğunda haber vermemi ister misin?
Doktor:
- Bebek doğunca bana hemen bir kart gönder. Arkasına "spagetti" diye yaz. Bu bizim şifremiz olsun.
Hemşire parayı alıp uçağa biner ve İtalya'nın yolunu tutar... Altı ay kadar sonra, bir gün doktorun karısı telefon eder. "Hayatım bu gün postadan senin adına İtalya'dan gönderilmiş ilginç bir kart geldi. Fakat ben pek anlam veremedim." der. Doktor hemen kartın doğum haberi anlamına geldiğini anlayıp; "Eve gelince bakarım hayatım, şimdi hastam bekliyor." deyip telefonu kapatır. Akşam da neşe içinde evin yolunu tutar. Doktor eve geldiğinde karısı ona kartı verir. Kartı okuyan doktor, ani bir kalp kriziyle olduğu yere yığılır.
Acil yardım ekibi gelip, ilk müdehaleyi yapar. Doktor durumu biraz düzelmiş halde, ambulansla hastaneye götürülürken; elinde bir kartı sıkı sıkıya tuttuğu farkedilir. Acil yardım personeli doktorun elindeki kartı güçlükle alır ve ister istemez okur:
"Spagetti! Spagetti! Spagetti! Spagetti! İki sosisli, iki sade!..."
30 Ekim 2013 Çarşamba
Delinin Biri Yataktan Düşmüş FIKRA
Delinin biri yataktan düşmüş. Kalkmış yerine yatmış.
10 dakika sonra tekrar düşmüş.
''İyi ki az önce kalkmışım, yoksa üstüme düşecektim'' demiş... :))))
10 dakika sonra tekrar düşmüş.
''İyi ki az önce kalkmışım, yoksa üstüme düşecektim'' demiş... :))))
29 Ekim 2013 Salı
Adam Çiçekçi Dükkanına Girmiş FIKRA
Adam çiçekçi dükkanına girmiş ve çiçeklere baktıktan sonra;
- Karıma çiçek alacağım ama hangi çiçeği alacağıma karar veremedim, bana yardımcı olurmusun demiş.
Çiçekçi de:
- Ne halt yediğinizi söyleyin ona göre size yardımcı olalım demiş... :))
- Karıma çiçek alacağım ama hangi çiçeği alacağıma karar veremedim, bana yardımcı olurmusun demiş.
Çiçekçi de:
- Ne halt yediğinizi söyleyin ona göre size yardımcı olalım demiş... :))
28 Ekim 2013 Pazartesi
Kayseriye mi, Niğdeye mi FIKRA
Birgün Kayseri ile Niğde sınırında ölmüş biri bulunur. İnsanlar hemen toplanıp ne yapacaklarını düşünürler. Polis adamı hangi şehre götüreceğini bilmiyordur. Ordan geçen bir Kayseri`li duruma el koyar ve şöyle der :
-Ağzını koklayın sarımsak kokuyorsa Kayseri`ye, soğan kokuyorsa Niğde`ye götürün der. :))))
-Ağzını koklayın sarımsak kokuyorsa Kayseri`ye, soğan kokuyorsa Niğde`ye götürün der. :))))
Tren Bekliyormuş FIKRA
Yatak odasındaki gardrobun kapağı bozukmuş. Evin yanında bulunan istasyondan tren geçince kapağı kendiliğinden açılıyormuş. Bunun için bir gün kadın, bir marangoz çağırır. Marangozu yatak odasına götürür ve dolabı gösterir. O anda bir tren geçer ve gardrobun kapağı yine kendiliğinden açılır. Marangoz menteşelere, kilide falan bakar. Hanımefendi buradan gardrobunuzun nesi olduğunu anlayamadım. Şimdi ben içine gireyim ve siz kapağı kapatın, böylece ben içeriden bakarım belki böyle anlarım demiş. marangoz içeri girmiş, kadın kapağı kapatmış. Tam o anda kapı çalar, kadın kapıyı açar. Kadının kocası gelmiştir. Kocası doğru odasına gider ve ceketini çıkarıp asmak için gardrobunu açar. Bir bakar ki gardropta bir adam. kızarak adama bağırır, çağırır...
- "Ne işin var senin burada?" der.
Marangoz korkmuş bir vaziyette cevap verir.
- "Şey beyefendi ne desem ki, şimdi size burada tren bekliyorum desem inanır mısınız?" :)))
- "Ne işin var senin burada?" der.
Marangoz korkmuş bir vaziyette cevap verir.
- "Şey beyefendi ne desem ki, şimdi size burada tren bekliyorum desem inanır mısınız?" :)))
25 Ekim 2013 Cuma
Tokatlı ve İstanbullu İki Arkadaş Sohbet Ederken FIKRA
Bir gün Tokatlı, İstanbul'lu bir arkadaşıyla bir araya gelip sohbet ederken , arkadaşı Tokatlı'ya;
"Siz Tokat'lılar konuşurken hep böyle çifter çifter kelime kullanarak mı konuşursunuz" diye sormuş.
Tokatlı;
"Anlamadım nasıl yani" demiş
İstanbul'lu;
"yani şöyle konuşuyorsunuz; ekmek-mekmek, nazar-mazar, gider-mider...
Tokatlı cevap vermiş;
"Haa yok gardaş yaa onu olsa olsa çoluk, çocuk uydurmuştur" :)))
"Siz Tokat'lılar konuşurken hep böyle çifter çifter kelime kullanarak mı konuşursunuz" diye sormuş.
Tokatlı;
"Anlamadım nasıl yani" demiş
İstanbul'lu;
"yani şöyle konuşuyorsunuz; ekmek-mekmek, nazar-mazar, gider-mider...
Tokatlı cevap vermiş;
"Haa yok gardaş yaa onu olsa olsa çoluk, çocuk uydurmuştur" :)))
Son Nafaka FIKRA
Karisindan bosanmis olan bir adam, o gün annesini görecek olan kizina:
- Al kizim bu zarfi. Sen artik 18 yasina bastin. Bu annene verecegim son nafaka çeki. Bunu annene ver, sonra 1 adım geri çekil ve annenin yüzündeki ifadeyi seyret, demis.
Kiz annesine gitmis:
- Anne babam bu zarfi sana gönderdi. Ben artik 18 yasima bastigimdan sana gönderdigi son nafaka çekiymis. Zarfi sana verip sonra 1 adim geride durup senin yüzündeki ifadeyi seyretmemi söyledi.
Annesi:
- Peki kizim, simdi babana git. 18 seneden sonra O'na aslinda senin gerçek baban olmadigini söyle. Sonra 1 adim geri çekil ve yüzündeki ifadeyi seyret :)))))))
- Al kizim bu zarfi. Sen artik 18 yasina bastin. Bu annene verecegim son nafaka çeki. Bunu annene ver, sonra 1 adım geri çekil ve annenin yüzündeki ifadeyi seyret, demis.
Kiz annesine gitmis:
- Anne babam bu zarfi sana gönderdi. Ben artik 18 yasima bastigimdan sana gönderdigi son nafaka çekiymis. Zarfi sana verip sonra 1 adim geride durup senin yüzündeki ifadeyi seyretmemi söyledi.
Annesi:
- Peki kizim, simdi babana git. 18 seneden sonra O'na aslinda senin gerçek baban olmadigini söyle. Sonra 1 adim geri çekil ve yüzündeki ifadeyi seyret :)))))))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















