iranlı bir şair der ki : ''aşka uçma kanatların yanar.'' ,
Mevlana der ki : ''aşka uçmadıktan sonra kanat neye yarar ?
Yunus Emre der ki : ''aşka uçtuktan sonra kanadı kim arar.."
Güncel Konular, Yarışma Soruları ve Cevapları, Eğlence, Fıkra, Siyaset, Genel Kültür,Bilgi Yarışması, Anlamlı Sözler
Bu Blogda Ara
16 Haziran 2017 Cuma
7 Haziran 2017 Çarşamba
Ve bazen hayattır sevmek.Birini çok uzaktayken bile yüreğinde taşıyabilmek./ Özdemir Asaf
Ve bazen hayattır sevmek.Birini çok uzaktayken bile yüreğinde taşıyabilmek./ Özdemir Asaf
3 Haziran 2017 Cumartesi
Yürekleri boylarından uzun kadınlar vardır.
Yürekleri boylarından uzun kadınlar vardır. Konuşunca dünyanın rengini
değiştirecek kadar mağrur ve bir o kadar da mahzun. İşte o kadınlardan
korkun. Konuşunca değil, içine bağırdığında korkun!
Bazı kadınların o şen kahkahalarının altında gizlidir en derin hüzünler.
Bazı kadınların o şen kahkahalarının altında gizlidir en derin hüzünler.
Gülmeleri herşeyin yolunda olduğunun değil, artık umursamaz olduklarının, yanlızlıkları, kimseyi istemediklerinden değil, artık kimseye inanamaz olduklarının ve gözlerinin uzaklara dalıp gitmeleri de suskun olduklarından değil, şu yalan dünyayı anlamaz olduklarının bir işaretidir.
Çünkü onlar; hayalleriyle değil,tecrübeleriyle yaşamayı öğrenmişlerdir artık.
Gülmeleri herşeyin yolunda olduğunun değil, artık umursamaz olduklarının, yanlızlıkları, kimseyi istemediklerinden değil, artık kimseye inanamaz olduklarının ve gözlerinin uzaklara dalıp gitmeleri de suskun olduklarından değil, şu yalan dünyayı anlamaz olduklarının bir işaretidir.
Çünkü onlar; hayalleriyle değil,tecrübeleriyle yaşamayı öğrenmişlerdir artık.
17 Mayıs 2017 Çarşamba
HAMALIN DUASI
HAMALIN DUASI
Rızkını sırtında ağır yük taşıyarak kazanan hamalın biri namazlarında dâima:
— Yâ Rabbi, bana ne vereceksen hayırlısını ver, bir ekmek de olsa hayırlısından ihsan eyle, diye dua ediyormuş.
Adamın hep aynı duayı tekrarlaması, yanındakilerin dikkatini çekmiş. Nihayet biri, bir gün sormadan edememiş: — Kardeşim, sen her namazdan sonra duada:
" Yâ Rabbi, bana ne vereceksen hayırlısını ver, bir ekmek de olsa yine hayırlısından ihsan eyle" diye yalvarıyorsun. Ekmeğin hayırsızı da mı olur ki?
Hamal cevap vermiş:
— Birader, benim başıma geleni bir bilsen sen de aynı duayı tekrarlamaktan kendini alamazsın. Yanındakiler iyice meraklanmışlar:
— Neymiş başına gelen, anlat da biz de duyalım. Hamal, bakın, başıma ne geldi, diyerek başlamış anlatmaya:
— Ben ekmeğini sırtındaki ağır yüklerin altında inleyerek kazanan bir insanım. Bir gün yine bir yokuş yukarı sırtımda ağır yükle çıkarken fena halde yorulduğumdan sırtımdaki yükü yere indirdim. Alnımdan damlayan terleri silerken içimden bir feryad koptu, dedim ki: "Hey yâ Rabbi, yediğim ekmeği bana ne kadar da zor veriyorsun. Ne olur, bu bir ekmeği şöyle oturduğum yerden kazanmayı ihsan eylesen de, böyle kan ter içinde kalmasam.
Tam bu dua ağzımdan çıkar çıkmaz, birden karşımda iki kişinin sille tokat dövüştüklerini gördüm. Dayanamadım, aralarına girip ayırırken birinden yediğim bir yumrukla yüzüm kan revan içinde kaldı, tşte o sırada gelen polisler, beni de kavgacılardan biri zannederek doğruca hapse attılar. Mahkemeye çıkıncaya kadar yattığım hapiste her gün bana ekmek veriliyordu. Sırtüstü yattığım yerde ayağıma gelen bu ekmeği sıkıntı ve üzüntüden yiyemiyordum. Kendi kendime diyordum ki, işte ne sırtında yük taşıyorsun, ne de alnından öyle soğuk terler akıyor. Sana oturduğun yerde bedavadan gelen ekmek. Zevkle yesen ya.. Ne var ki, dısarda çalışarak alın teriyle kazandığım o ekmek, hapiste ayağıma gelen bu bedava ekmekten çok daha huzur verici ve lezzetliydi. O zaman anladım ki, ben yanlış dua etmişim. Oturduğum yerden bir ekmek ver demişim, ama hayırlısından ver dememişim. İşte o günden bu yana dualarımda isteğimi değiştirdim. Rabbimden zahmetli de olsa hayırlısını, huzurlusunu vermesini niyaz ediyorum.
Rızkını sırtında ağır yük taşıyarak kazanan hamalın biri namazlarında dâima:
— Yâ Rabbi, bana ne vereceksen hayırlısını ver, bir ekmek de olsa hayırlısından ihsan eyle, diye dua ediyormuş.
Adamın hep aynı duayı tekrarlaması, yanındakilerin dikkatini çekmiş. Nihayet biri, bir gün sormadan edememiş: — Kardeşim, sen her namazdan sonra duada:
" Yâ Rabbi, bana ne vereceksen hayırlısını ver, bir ekmek de olsa yine hayırlısından ihsan eyle" diye yalvarıyorsun. Ekmeğin hayırsızı da mı olur ki?
Hamal cevap vermiş:
— Birader, benim başıma geleni bir bilsen sen de aynı duayı tekrarlamaktan kendini alamazsın. Yanındakiler iyice meraklanmışlar:
— Neymiş başına gelen, anlat da biz de duyalım. Hamal, bakın, başıma ne geldi, diyerek başlamış anlatmaya:
— Ben ekmeğini sırtındaki ağır yüklerin altında inleyerek kazanan bir insanım. Bir gün yine bir yokuş yukarı sırtımda ağır yükle çıkarken fena halde yorulduğumdan sırtımdaki yükü yere indirdim. Alnımdan damlayan terleri silerken içimden bir feryad koptu, dedim ki: "Hey yâ Rabbi, yediğim ekmeği bana ne kadar da zor veriyorsun. Ne olur, bu bir ekmeği şöyle oturduğum yerden kazanmayı ihsan eylesen de, böyle kan ter içinde kalmasam.
Tam bu dua ağzımdan çıkar çıkmaz, birden karşımda iki kişinin sille tokat dövüştüklerini gördüm. Dayanamadım, aralarına girip ayırırken birinden yediğim bir yumrukla yüzüm kan revan içinde kaldı, tşte o sırada gelen polisler, beni de kavgacılardan biri zannederek doğruca hapse attılar. Mahkemeye çıkıncaya kadar yattığım hapiste her gün bana ekmek veriliyordu. Sırtüstü yattığım yerde ayağıma gelen bu ekmeği sıkıntı ve üzüntüden yiyemiyordum. Kendi kendime diyordum ki, işte ne sırtında yük taşıyorsun, ne de alnından öyle soğuk terler akıyor. Sana oturduğun yerde bedavadan gelen ekmek. Zevkle yesen ya.. Ne var ki, dısarda çalışarak alın teriyle kazandığım o ekmek, hapiste ayağıma gelen bu bedava ekmekten çok daha huzur verici ve lezzetliydi. O zaman anladım ki, ben yanlış dua etmişim. Oturduğum yerden bir ekmek ver demişim, ama hayırlısından ver dememişim. İşte o günden bu yana dualarımda isteğimi değiştirdim. Rabbimden zahmetli de olsa hayırlısını, huzurlusunu vermesini niyaz ediyorum.
İnsan Diyorum , Nasibinden bir adım uzağa gidemeyeceğini bildiği halde Neden üzülüyor?
İnsan Diyorum ,
Nasibinden bir adım uzağa gidemeyeceğini bildiği halde
Neden üzülüyor?
Nasibinden bir adım uzağa gidemeyeceğini bildiği halde
Neden üzülüyor?
Hayal Kırıklığı
Hayat çoğu zaman 'acaba' ihtimalinin verdiği heyecanla 'yine mi'
hissinin yarattığı hayal kırıklığı arasında yaşanan gel gitten
ibarettir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)