Güncel Konular, Yarışma Soruları ve Cevapları, Eğlence, Fıkra, Siyaset, Genel Kültür,Bilgi Yarışması, Anlamlı Sözler
Bu Blogda Ara
27 Mayıs 2015 Çarşamba
26 Mayıs 2015 Salı
Mersedes Kadir'in hikayesi
O koca bir şehrin sevgilisi
İşte Mersedes Kadir'in hikayesi
Fotodaki kişinin ismi Kadir , Mersedes Kadir. Malatya' da yaşıyor. Akli dengesi yerinde değil ve bütün gün üstünde dolaştığı önünde Mercedes arması olan sopayı Mersedes'i zannederek yaşıyor.
Buraya kadar tamam. Anlatmaya bayıldığım kısmı bundan sonra başlıyor.. Koskoca bir şehir , Kadir'in Mersedes hayalini her şeyiyle sahiplenmiş durumda.. Kadir trafik ışıklarında duruyor, arabasını park ediyor, diğer arabalar trafikte ona yol veriyor, ona göre parkediyor. Bütün şehir o "Mersedes"in farkında! Kadir sopasını Mercedes servisine götürüyor, ustalar bütün ciddiyetleriyle arızaları anlatıyor, bir usta sopaya teyp takıyor, diğeri aynasını, armasını yeniliyor..
Sıkı durun; trafik polisleri yanlış yere parkettiğinde ya da 'çok hızlı gittiğinde' Kadir'e ceza yazıyorlar, zamanı geldiğinde muayeneye gönderiyorlar! Bir koca şehir, Malatya, Kadir'in hikayesini onunla birlikte yaşıyor.
Bir 'deli'nin sopasına göre yaşayan şehirlerin, sopayla, sapanla, satırla birbirlerini kovalayan şehirlere dönüşmesini gördükçe bu hikaye çok hoş gelir insanın kulağına..
Bir başka anı:
Bir gün mersedes kadir arabası(sopası) arızalandı diye sanayiye gider. Usta arızasını söyler ve 3 gün sonra gelip alabileceğini belirtir. Tabi mersedes kadir 3 gün sonra gelir usta daha işinin bitmediğini yarın gelmesini söyler. Mersedes kadir bu şekilde 2 hafta boyunca gider gelir. Bir gün yine gider sanayiye ama usta işinin daha bitmediğini söyler tabi mersedes kadir sinirlenir artık ve şunu söyler yeter artık yap şu arabayı 2 haftadır eve yürüyerek gidip geliyorum : )
Helal Olsun Malatya İnsanına...
İşte Mersedes Kadir'in hikayesi
Fotodaki kişinin ismi Kadir , Mersedes Kadir. Malatya' da yaşıyor. Akli dengesi yerinde değil ve bütün gün üstünde dolaştığı önünde Mercedes arması olan sopayı Mersedes'i zannederek yaşıyor.
Buraya kadar tamam. Anlatmaya bayıldığım kısmı bundan sonra başlıyor.. Koskoca bir şehir , Kadir'in Mersedes hayalini her şeyiyle sahiplenmiş durumda.. Kadir trafik ışıklarında duruyor, arabasını park ediyor, diğer arabalar trafikte ona yol veriyor, ona göre parkediyor. Bütün şehir o "Mersedes"in farkında! Kadir sopasını Mercedes servisine götürüyor, ustalar bütün ciddiyetleriyle arızaları anlatıyor, bir usta sopaya teyp takıyor, diğeri aynasını, armasını yeniliyor..
Sıkı durun; trafik polisleri yanlış yere parkettiğinde ya da 'çok hızlı gittiğinde' Kadir'e ceza yazıyorlar, zamanı geldiğinde muayeneye gönderiyorlar! Bir koca şehir, Malatya, Kadir'in hikayesini onunla birlikte yaşıyor.
Bir 'deli'nin sopasına göre yaşayan şehirlerin, sopayla, sapanla, satırla birbirlerini kovalayan şehirlere dönüşmesini gördükçe bu hikaye çok hoş gelir insanın kulağına..
Bir başka anı:
Bir gün mersedes kadir arabası(sopası) arızalandı diye sanayiye gider. Usta arızasını söyler ve 3 gün sonra gelip alabileceğini belirtir. Tabi mersedes kadir 3 gün sonra gelir usta daha işinin bitmediğini yarın gelmesini söyler. Mersedes kadir bu şekilde 2 hafta boyunca gider gelir. Bir gün yine gider sanayiye ama usta işinin daha bitmediğini söyler tabi mersedes kadir sinirlenir artık ve şunu söyler yeter artık yap şu arabayı 2 haftadır eve yürüyerek gidip geliyorum : )
Helal Olsun Malatya İnsanına...
22 Mayıs 2015 Cuma
19 Mayıs 2015 Salı
12 Mayıs 2015 Salı
11 Mayıs 2015 Pazartesi
Fitil (fıkra)
Bir
gün bir adam doktora gitmiş. Adam doktora benim popom neden ağırıyor
demiş.Doktor adama fitil vermiş.Adam doktorun ona verdiği fitilleri
durmadan yiyormuş. Fitil bitince adam yine doktora gitmiş.
- Doktor doktor! bana verdiğin ilaç hiç işe yaramadı demiş. Doktor adama sen bu ilacı ne yaptın demiş. Adamda:
- ne yapacam içtim ne bekliyordun götümemi sokacaktım demiş. :))
- Doktor doktor! bana verdiğin ilaç hiç işe yaramadı demiş. Doktor adama sen bu ilacı ne yaptın demiş. Adamda:
- ne yapacam içtim ne bekliyordun götümemi sokacaktım demiş. :))
6 Mayıs 2015 Çarşamba
Bakırcının Çırağı (fıkra)
Dul bir kadın, çocuğunu sanat öğrenmesi için bir bakırcıya çırak verir. Ancak, çocuk ertesi gün işe gelmeyince, ustası meraklanır ve evine niçin gelmediğini sormaya gider. Kadın, ustayı kapıda karşılar ve oğlunun işe niye gelmediğini anlatır:
—Çocuğum işi öğrenmiş, onun için gelmiyor der ve sürdürür:
— Bakırcılığı öğrenmiş... Demiri ateşe goyirmişsiniz, olirmiş ıssı, üstüne çekiçle vurirmişsiniz olirmiş yassı... kenarlarını kerpetenle vırırmişsiniz, olirmiş tepsi...
Bakırcı ustası, şaşkın şaşkın başını sallar:
- Vay canına yandığımın veledi!! Bakırcılığı bir günde hem kendi öğrenmiş, hemde anasına öğretmiş...
—Çocuğum işi öğrenmiş, onun için gelmiyor der ve sürdürür:
— Bakırcılığı öğrenmiş... Demiri ateşe goyirmişsiniz, olirmiş ıssı, üstüne çekiçle vurirmişsiniz olirmiş yassı... kenarlarını kerpetenle vırırmişsiniz, olirmiş tepsi...
Bakırcı ustası, şaşkın şaşkın başını sallar:
- Vay canına yandığımın veledi!! Bakırcılığı bir günde hem kendi öğrenmiş, hemde anasına öğretmiş...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




